Viyana Kapılarına Dayanır Ebrashca

Viyana Kapılarına Dayanır Ebrashca

Geçtiğimiz Salı işle ilgili Viyana seyahatim oldu.

Sabah erkenden uçağa koştum,yanımdaki iki koltukta çok şirin -Alman olduğunu düşündüğüm- bir tombul teyze ve yine aynı ebatlarda bir tombul amca oturuyordu..

İzin isteyip cam kenarında olan yerime geçtim..(Bütün yol boyunca bana her yardım edişlerinde thank you, danke vs.. sıraladıysam da yolculuk bittiğinde , bana dönüp “hoşçakalıın , Allah talihinden sevindirsin kızım “dedikleri an yüzümün şekli ağaçtan aşağı yuvarlanmış bir sincaptan farksızdı.. )

Ben uçağa bindim, tonton çiftimizle aramızda güzel bir elektriklenme oldu tam huzurlu bir şekilde koltuğuma gömülmüştüm ki arkadan bir ses: “Auummmm” “hımmmm” “viyuuuuk”” “ciyaaaawwkkk”  ve bir tepinmeyle koltuğumdan fırlayacaktım..Arkamdaki velet kriz geçirirken elindeki bonibonlar tepemden aşağı yağıyordu.

Uçaktan indikten sonra saçıma yapıştığını farkettiğim turuncu renkli bonibonu çıkarırken, çocuğa, anasına ve bütün sülalesine pozitif ışınlarımı yolladım.. Ailece telef olduklarını umuyorum..

Seyahatim sadece bir gece iki gün sürecekti, dolayısı ile çok ayrıntıya girmeden şööööyle bir şehri gezeyim dedim ; 

Bilindiği gibi Mozart, Beethoven , Johan Strausse gibi sanatçılar Avusturyalı.Daha uçaktan inerken Mozart çalmaya başlıyor.. (Mozart olduğunu söylemek zor değil, klasik müzikten anlamayan biri olarak , bana bütün kemanlar Mozart dersem cehaletimi bağışlar ,aranızda para toplayıp bana bir klasik müzik CD alırsanız sevinirim .. )

Şaka bir yana ikinci resimde görüşlen Mozart  resimli hediyelikleri bir mağazada görüp almazasanız sakın telaş yapmayın , yolda yürürken zaten en az 32569874555 tane daha göreceksiniz bu mağazalardan..Mozart ve sevgilisi, Mozart ve kemanı Mozart ve Köyü temalı birbirinin aynı hediyeliklerin hepsini bir arada bulmak mümkün.. Çikolatalar, kadehler, kupalar,t-shirtler-magnetler-afedersiniz oyuncak ayılar ( adamın sevimsiz oyuncak ayı şeklini bile yapmışlar vallaha hortlayacak yakında.. ) , tablolar, tabaklar ,kalemler..vs..ler vs..ler..Zaten o kadar çok Mozart resmi var ki etrafta farketmeden alışmışım.. Yani kendisi yaşıyor olsa ve havalimanında filan rastlasam “naber bro ,valla boya şu saçlarını zira beyaz saç seni yaşlı gösteriyor” diyeceğim..O derece benimsedim kendisini..

İkinci resimde , güneşi gören masum Avusturyalılar’ı görüyorsunuz 🙂

Avrupa ‘nın koyu puslu havasından o kadar bıkmışlar ki, güneş şööyle bir geçerken uğrasa , anında kaldırıma yatıp güneşleniyorlar..

Tabii ben insanları uyaran bir tip ” saat 11:00le 16:00 arası güneşe çıkmak çok tehlikeliiii!!”  hahah şaka! (Herhalde öyle bir şey söylesem beni güneş yağıyla kovalarlar 🙂 )

Yukarıda birbirinden tatlı kafeleri görüyorsunuz.. Viyana’da bol bol kek ve pasta çeşitleri bulabilirsiniz..Yiyecek olarak Schinitzel en ünlü yemekleri.. Gerçi evde yapılandan farkı var mı ? Asla;) Ama yine de “yok anam buralara kadar gelmişim ,yemeden gitmem!” derseniz, sipariş verirken mutlaka tavuk istediğinizi belirtin çünkü bilinenin aksine ,onlardaki Schinitzel (yani yemeğin orjinali ) domuz etinden yapılıyor..

İkinci resimdeki bisiklet, bir ev tekstil ürünleri satan bir mağazanın girişinde duruyor. Zara Home tarzı bir mağaza..Çok ama çoook tatlıydı..

Vaktim olmadığı için bunca gezmeyi akşam saatine sığdırdım ama hava 10:15 civarlarında karardığı için, kendi yurttaşlarım sütünü içmiş uykuya hazırlanırken ben gündüz gözüyle sokaklarda fink fink Cenk’e nispet mesajları yolluyordum..

Bir ara yine dolaşırken bir mağazaya girdim..Mağazadaki ağır kokudan tuhaf bir yerde olduğumu anlamıştım .. Mağaza bir antikacıydı ve ben antika eşyalardan oldum bittim heeep korkmuşumdur .. Ne bileyim kim kullandı kimbilir.. ölmüş mü kalmış mı kokmuş mu hiç güvenemem aklıma türlü hikayeler getirip sapık gibi kendimi korkuturum.. 

Allah aşkına şu ilk resimdeki oyuncaklar korkunç değil mi?

Mağazanın için küf ötesi iğğğğğrenç kokuyordu ve kasada, geçen yüzyıldan kalma olduğunu düşündüğüm bir teyze , elindeki kitaba sabitlenmiş hareketsiz duruyordu..Kitabı okumadığına hatta o an ölü olduğuna yemin edebilirim..

Ben tabii onun ölü olduğunu düşündüğümden aman şahit mahit yazarlar diye kenardan kenardan parmak uçlarında mağazayı terk ederken kapının girişindeki iğğğrenç ötesi tahtadan tuhaf objelere kolumun çarpmasıyla herşey önüme düştü , kadın dirildi arkamdan bağırıyor “MADAAAMM MADAAAAAMMMUUUAAAHHHÖHÖHÖHÖHÖHÖHÖHÖH” heh sanırım işte o an son nefesini verdi.. Anneciğiiiim diye ordan kaçışımı görmek istemezdiniz..

İşte böyle kısacık bir seyahatti ama yine de güzel geçti..Sevgi ve huzur dolu bir gün olsun..Bütün kabus günler bitsin, yepyeni tertemiz günler gelsin ..İçinde kin , nefret ve gaddarlık olan bütün VİCDANSIZ lara da Allah VİCDAN versin inşallah. Huzur dolu günleeeeer 🙂

2 Responses »

  1. Ahh sonunda Ebrashcacim ya asıl su günlerde sana ihtiyacimiz var
    Azicik nefes almaya yani ama sen yoksun ortalarda.yazina bayildim harikasin herzamanki gibi :)))
    Mozart olayina koptummm :)))))

Yorumlarınız benim için değerlidir ,okunası ve üzerinde düşünülesidir ;)