Uçaklara Sığamam, Şaşmalara Doyamam..

Uçaklara Sığamam, Şaşmalara Doyamam..

Neredeyse 1 yılı geçti Cenk’in bana aldığı teknoloji harikası telefonu kullanabilmeyi yavaş yavaş da olsa öğrendim..Hatta bazı özelliklerini kullandığımı gören Cenk arada gözyaşlarına boğuldu.. “Yapabileceğine inanıyordum Ebrashcammm!!”

Her şeyi öğrenmiştim elbet ama telefonun nasıl kapatılacağını kimse bana göstermemişti?!

(tatlıyım benceee ..)

Ljubljana ‘ya giderken havalimanında ,kredi kartım sağolsun ücretsiz lounge hizmetinden yararlanıp , pufi koltuklarda yiyip içip, kendime yer yapıp, uçak saatini beklerken ( bu arada dün bankalara onca laf etim ama bazı hizmetler için haklarını yiyemem yani.) , aklıma telefonun nereden kapanacağı geldi.. Bastığında %100 kapanacağına inandığım düğmelere bastım bastım.. Kapanmadı.. Kapandı sanıp çantama attım , uçağa bindiğimde , çantamın içi ışıl ışıldı.. Tuş kilidi bile açılmış o derece..

Artık uçaktayım ve uçağın kalkmasına dakikalar var, Cenk’i aradım:

Ennnn kısık tonda:

-Cennkkk!

-Efendim canım herşey yolunda mı?

-Cenk bu gerizekalı telefon nerden kapanıyo??!??!?!

-A.l.l.a.h c.e.z.a.n.ı v.e.r.m.e.s.i.n Ebrar sana inanamıyoruuuum bıdı bıdı bıdı..fllşdjgokgjhkduıogujsagdhstfhdjdhgufhjkfsdıufjıdkj

-Uçak kalkıyo biraz acele eder misin?!

-Bi de acele et diyo!!Şu şekilde kapanır bıdı bıdı.. Peki Ebrar açmayı biliyo musun??

-Yoo?!?!??! :/

Cenk bana telefonda carlarken , koridorun diğer yanındaki koltuktaki ,yabancı sandığım adamın gayet Türk çıkması ile adam zaten eliyle işaret yaptı “bana verin ben halledeyim “diye..

Neyse , telefonu güç bela kapattık..(Uçaklarda rezil olur Ebrashca.. )

Uçakta yanımda Slovenyalı 2 iş arkadaşı oturuyordu.. Benim tam yanımda oturan arkadaş  muhteşem İngilizcesiyle daha yanıma oturur oturamz benimle koyu bir sohbete başladı.. Bir yandan viskisini yudumluyor bir yandan sorular soruyor.. Önce onu alkolik olarak düşünmemem gerektiğini sadece uçak yolculuğundan çok korktuğu için rahatlamaya çalıştığını söyledi.. İçkiye alışkın olmayan bir bünyesi olduğunu ilerleyen dakikalarda anlayacaktım..

Laf lafı, konu konuyu açtı bana fotoğraf makinasından  tatile gittiği yerleri göstermeye başladı.. Resimler muhteşemdi ama kızıl saçlı gargamel bir kız , bütün resimlerde boydan ,portreden her yerlerden maşallah görünüyordu.. Kızın kim oldugunu sorduğumda eski kız arkadaşı olduğunu ,yüzünde yapay bir tiksinme haliyle anlattı.. İğrenç bi insanmış, ondan nefret ediyormuş, uzun bir ilişki yaşamışlar ama ayrılmışlar şimdi vs..vs.. anlatırkeeeen ;

Ben : Bence sen hala onu seviyorsun diye daaaan diye geçirdim.. (sana ne dimi?? Yok içimde kalırsa çatlayacaktım belli ki… )

O: Hayır hayır asla.. I-ıh .. cık.. hayır .. hem nerden anladın ki yani nasıl böyle birşey düşündün ? hı ? ( bu arada kolları ayrı kafası ayrı hareketler yapıyor.. yer miyim ??  )

Ben: E fotoğraflar hala telefonunda.. (maşşallah manzaraları kaplamış diyemedim tabii.. )

O: Kesinlikle yanlış anlamışsın.. istesem hemen silerim.. ama yok yani ık mık ıvır zıvır……

Neyse konu yine değişti 15-20 dakika sonra

O: Sen nasıl hala onu sevdğimi düşündün ??? Çok saçma !!! ( Aa manyağa bak ne açıyorsun tekrar?!? )

Ben : Fotoğrafları silmemişsin ayrıca ondan bahsederken vücut dilin değişiyor! Çok açık ve net hala seviyorsun..

Dememle bizim ki salya sümük ağlamaya başlamasın mı?!?!??!?!?!? İçti içti sonunda ağlamalara doyamadı manyak!

Meğer 7 yıldır aynı evde yaşıyorlarmış,kız sonunda “seni hala sevip sevmediğimi bilmiyorum.. bi süre yalnız kalalım “demiş..

Yani; o kirli çorapların , o dağınık iğrenç halin ve şu tuhaf duygusallığın artık bana batmaya başladı , defol git evimden demek istemiş kibarca..

Bizim ki ağlar.. Bana gülmeler gelir.. Üzülme nasılsa görmüyorsun bir kaç aya unutursun dedim :

“Unutamam , her gün görüyorum ,çünkü onun müdürüyüm beeeeğğğğğğğ!!! ”

Yahu bi git, bir elma kafalı için değer mi ..bak elin gözün açık, düzgün adamsın sana kız mı yok diyemedim tabii..

Bak dedim şimdi biz seninle sabahtan beri konusuyoruz iş arkadasın gördü, İngilizce bilmiyor ne konustugumuzu anlamadı bile.. Bence ofiste şöyle bir dedikodu çıkar, uçakta bir Türk kızla tanıştım, 5 gün burdaymış, akşamları gezmeye gidecez filan diye..

-Tamam peki şimdi fotoğraf çekebilir miyiz?Hem daha inandırıcı olur.

-Çekelim ama facebook’a koyma ,yoksa

-Yoksa kocan seni öldürürür dimi?

-Hayır seni öldürür! (dediğim an zaten makinayı kaldırdı )

İşte yolculuk böyle başladı..Dertlere derman acılara ferman olur Ebrashca.. Bloğun konseptini değiştirip Güzin Abla mı yapsam kendimi?? Güzel fikir  düşünüciiim…:)

 

One Response »

Yorumlarınız benim için değerlidir ,okunası ve üzerinde düşünülesidir ;)