Pazartesi Sendromundan Kurtulun Artıııık :)

Pazartesi Sendromundan Kurtulun Artıııık :)

Saat öğlen olmuş hala Pazartesi sendromu yaşayanlar için Allah’tan rahmet diliyorum..Ölmüşsünüz yahu bu negatiflikle bu gün geçmeeez 🙂

Güzel düşünelim ;

 

Canım arkadaşım Gülinciğimin söylediği gibi “Seni mutlu eden hiçbirşeyden kaçma! Bi dilim tatlıyı bi öğünü berbat ettiğini düşünerek değil; ruhunu nasıl mutlu ettiğini düşünerek ye =) ” Ne kadar doğru değil mi? Bu lafı içime sindirdiğim günden beri bir oturuşta 1 kilodan aşağı dondurma yiyemiyorum.. Mutluluk bu bence ne yapayım ? 🙂

Pozitif yönlü hayaller kuralım :

Karamsarlığa , karanlıklara ve karalar bağlamaya son.. Denizi hayal ederken içinde bir jaws görsem beni nasıl da yer diye değil, aman da ” kayıp balık Nemo” daki tatlı kaplumbağa sürüsünden görsem nasıl da eğlenirim değil mi? diyerek ( ay yok ben onlardan da korkarım..)….Ne bileyim işte denizin uçsuz bucaksız maviliği size neşe vermiyor mu? Bunları düşünün..

(Hep denize şöyle bodoslama koşmak istemişimdir ama ne yazık ki mutlaka ayağıma bir şey batar ve o karizmatik koşuş yerini bildiğin “klasik insan” a bırakır..hay sana daaa denizine deee olurum..Hayır koşarken batmasa kesin denizin içinde batar bir şeyler 🙂 )

Sürprizler pek yakında :

Taş değilsiniz ya.. Doğada tek başınıza unutulmuş da değilsiniz.. Sizi yaratan sizin için elbette güzel sürprizler düşünüyordur.. Ne demiş mevlana “ Bir dakika bile dayanamayacakmışsın gibi geldiğinde ”sakın pes etme”, Çünkü işte orası gidişatın değişeceği yer ve zamandır….//mevlana

Mesela en umutsuz konularda ,tıkanmış işlerde bile hiç ummadığınız anda işlerin alakasız şekilde açıldığını , ya da biten bir şeyin ardından rüzgarın olmadık bir yerden esmesiyle bambaşka taraflara yelken açmışlığınız olmuştuır mutlaka.. Bazen o küçücük beyinlerimizle kendimize bile faydamız olmazken ,bizi bizden daha fazla düşünen bir varlık karşımıza neler çıkarır.. İnanalım yeter..

En kurak günde ;

gelse hiç de fena olmaz 😉

Doğada bütün olaylar , bütün durumlar bir ahenk içindedir..Bazen bizim anlam veremediğimiz durumlar bir başkasınıın hayatını kurtaran çok büyük durumlara dönüşebilir..

Geçenlerde akşam işten dönerken küçük bir çocuk elinde dev kadar mısırla ,diğer eliyle annesinin elinden tutmuş hem yürümeye bir yandan da mısırı yemeye çalışıyordu.. Mısırı elinden düşüreceği %100 gözle görüldüğü halde ilgisiz anası aralamış ağzını sağa sola bakınarak yürüyordu.. Derken pat mısır düştü..Çocuk çığlık kıyamet.. Anne o kadar ilgisiz ki “bi daha sana mısır filan yok!!” Anne oğulun gıcıklığı umrumda değildi de koca mısır yerde duruyordu ve kadın 2 dakika ilerideki çöpe atmadı onu.. Çocuğun sıcak salyaları hala mısırın üzerinde olduğundan bende tiksindim ve yanından geçtim gittim söylenerek.. Ertesi sabah işe giderken kurumuş mısır yerde duruyordu ama üzerinde de tepinerek ,yuvarlanarak onu yemeye çalışan bir serçe 🙂 İşte o mısır o serçeye kısmetmiş.. Doğadan gelen uyarı ” sen işine bak herşeye karışma öyle !” Tamaaam karışmıyorum da bu deniz yıldızlarının hali nedir böyle yaa.. Tamam sustuuum 😉

İşte bugününüz o serçenin mutluluğundan bile fazla olsun..Pazartesimiz sendromsuz ve güzel gelişmelerle devam etsin..Harika haberler gelsin , uzun süredir almak istediğimiz işi alalım, projelerimiz onaylansın..Müjdeli haberleri sağa sola yayalım, twitterdan gülücükler, facebook’tan sevinç çığlıkları atalım.. Bu kadar hayal yeter herkes işinin başına dönsün bakalım 🙂 Mutlu günleeeeeeer 🙂

2 Responses »

  1. Bugün çok daraldığım bir anda twitter üzerinden gördüm yazını ,kendime gelmedim desem yalan olur 🙂 ne güzel yazmışsın ..

Yorumlarınız benim için değerlidir ,okunası ve üzerinde düşünülesidir ;)