Milano Milano Aşık Oldum Ben Sana :)

Milano Milano Aşık Oldum Ben Sana :)

Mısır gezisi yazılarının gördüğü itibar sebebi ile bir süre yazılarıma seyahat anılarıyla devam edeceğim 😉

Bugün Milano’dayız 🙂

Milano tatili’nin bizim için yeri çok ayrıydı, Cenkle birlikte gittiğimiz ilk yurtdışı tatiliydi,dolayısı ile aylar aylar önce başladı hazırlıklarımız..Biletlerimiz sevgili arkadaşım Sinem’den aldık (acentacıdır kendisi ), gidiş biletleri bizden dönüşler ondandı..Ben size ev hediyesi alamadım dedi Milano bileti aldı ?!  🙂 Sinemciğimin acentası sağolsun vize işimizi de halletti, oteli kendimiz ayarladık.

www.booking.com adresinden dünyanın her yerindeki otellere kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz.Karşılaştırma yapabiliyorsunuz ve seçtiğiniz otelin yanında yöresinde ne varsa ince detaylarına kadar herşeyi bulabiliyorsunuz..

Buarada daha önce Avrupa’ya gitmeyenler için küçük bir bilgi daha vereyim ,oteller kalite ve hizmet olarak Türkiye’dekinden farklı.Yani bizim ülkemizde 3 yıldızlı otel bile çok kalitelidir ,en azından mutlaka temizdir.Ama Avrupa’daki temizlik anlayışı bizim gibi değil ve dolayısı ile kaliteyi yükseltmek için mutlaka 4 ve 5 yıldızlı otellere bakılmalı ya da  zincir oteller tercih edilmeli.. Zincir otellerin bir kalite standardı mutlaka oluyor. Bir de Avrupa’da kahvaltı kültürü bizim gibi olmadığı için düşük yıldızlı otellerde koskoca açık büfe de 1 tabak cornflex ,meyveli yoğurt ve kokmuş birkaç parça peynir olabiliyor..Bizim ülkemizde en basit otelde bile kahvaltı tabağında en az 2 çeşit peynir ve salam,domates ,salatalık filan olur..Orda büfeyi görünce için kıyılıyor zaten.. ( Avrupa’daki diğer ülkelerde düşük yıldızlı otellerde yaşadığım birbirinden iç açıcı maceralarımı ilerleyen postlarda yayınlayacağım. )

Milano Malpensa Havalimanında indiğinizde aynen buradaki Havaş gibi hizmet veren Malpensa Shuttle servisi ile kişi başı 7 €’ya Milano merkezdeki tren istasyonuna kadar gidebiliyorsunuz.Havalimanı – tren istasyonu arası 30 dk. sürüyor.

İstasyonun bulunduğu yerden otelimiz 10 dk. sürüyor. Taksiler çok pahalı ama şoförler çok nazik ve araçlar hem temiz hem güvenli.

Biz Milano’da  Holiday Inn ‘de kaldık.Holiday Inn otelleri genellikle şehrin merkezine biraz uzak ama mutlaka shuttle hizmeti veren ve diğer Avrupa otellerine göre daha yüksek standartları olan bir oteller zinciri.Otel 3 yıldızlı olmasına rağmen hem temizdi hem de kahvaltıda oldukça zengin bir açık büfesi vardı..Her sabah mutlaka sıcak pizza, hamur işleri ,bol meyveli tartlar,ayrıca sayısız çeşitli meyveler bulunuyordu.

İlk gün gezimize  Milano’nun merkezinde bulunan meşhur Duomo Meydanı’ndan başladık.Meydanda bütün ihtişamıyla Duomo Katedrali bizi karşıladı.

( Günaydın canııım BounGiornooo ) 

Katedralin yapımı 500 yıldır devam ediyor.. Zaten Avrupa şehirlerinde mutlaka ihtişamlı bir katedral vardır ve mutlaka kenarı köşesi bir yeri hala yapılıyordur ya da tamamlandıysa da onarılıyordur..Akşam üzeri yine aynı yere döndüğümüzde anladım ki Cenk’in gözü göz değil..Onca yükseklikteki katedralin ucundaki altından meleği farketti ve resimledi..Şahin mübarek..

(makina zum yaptığı için büyük görünüyor yoksa  oradayken benim gözüm görmedi valla.. )

Katedrale girmek için sıra bekledik fakat şort giydiğim için maalesef beni almadılar ?!Şortumun boyu kısaymış..Biz yıllarca sahillerimizde sizin üstsüz güneşlenen cıvırlarınıza birşey dedik mi ? deseydim keşke değil mi? Neyse Cenkciğim benim yerime de girdi ve minik Japon turistlerin peşine takıldığı için ücret almadan gezmesine izin vermişler..İşin komiği 1.89’luk Cenk 1.35 lik Japoncukların arasında sırıtmasına rağmen onlar gibi ellerini birleştirip ” Koniçiva ” deyince adamlar da ses çıkartmamış..Onlarla gezmiş..Dışarı çıktığında en son teyzelerle veda fotoğrafını da çektirip yanıma koştu?!?! İyi ellerini öpmedi..Ne de olsa saygılı çocuk 😉

Buarada meydanda hangi taraftan gitsek diye kendi eksenimiz etrafında dönerken farkedilmiş olacağı ki hemen yanımıza hintli ya da arap olduğunu düşündüğümüz göçmen tipli beyefendiciklerden yanaştı..Birinin elinde yem vardı elini Cenk’e doğru uzattı ,Cenk de herzaman ki centilmenliği ve o an ki basiret bağlanmasıyla yemi aldı, anında güvercinler gok gok gok etrafımızı sardı:) Abi hemen elimizden makinayı aldı bizi çekmeye başladı..Biz de pozlar veriyoruz bu arada;

Aman ne eğlence..Neyse yem bitti kuşlar bizi terk etti ,aha işte acı son , arap açtı elini bend e 1-2 € verelim de gitsin dedim ..Adam 20 € diye tutturdu..Hay Allahım nedir bu araplardan çektiğimiz 🙂 Neyse tabii biz şaşkınlık yaşarken etrafımızı bir küme dolusu bu göçmenlerden sardı ,biz de efendiliğimizi bozmadan kendilerinin gaspına intikal ederek talep ettikleri ücreti ödedik ..Tabii oradan kaçışımızı anlatmıyorum..(Yani Cenk sağolsun İzmirli sıcak kişiliğini dünyanın her yerine taşıdığı için ,başımıza gelmeye devam eden bu tip olaylara hiç şaşırmıyorum artık 😉 ..)

Duomo meydanında hemen sol tarafta Emanuelle çarşısını görüyorsunuz. Mimarı bu çarşıyı yaparken açılışına çok az bir zaman kala terastan düşüp hayatını kaybetmiş ama etrafta öyle bir yas hali yok..Maşallah birbirinden pahalı mağazalarla dolu 😉

Tarihi çarşının içi çok keyifli mutlaka görün , çıkışında ise La Scala Tiyatrosu ve çok ünlü Napolion Heykeli var.Geri dönüp çarşının giriş kapısından geri çıktığınızda sol tarafa doğru yürüdüğünüzde Emanuelle Caddesine çıkıyorsunuz. Bu cadde üzerinde Rayban , H&M ,Mango vs.. tanıdık bütün mağazaları bulabilirsiniz..Meydan da restoranlar ,kafeler , dondurmacılar var.. İtalya’da hangi şehre giderseniz gidin, şimdiye kadar yediğiniz bütün dondurmaları unutun..Buradaki dondurma kültürü çok farklı,dondurmayı tamamen gerçek meyvelerden yapıyorlar ve asla renklendirici kullanmıyorlar. Dondurmayı küçük kepçeyle değil ,resmen kürekle koyuyorlar…

Çikolata ve fındığa batırılmış kornetlerde ikram edilen bu dondurmaları merkezde 5-7 € arasında yiyebiliyorsunuz. Ara sokaklarda ise çok şirin tamamen butik dükkanlarda  2.5 – 3 € gibi rakamlara dev külahları yutabiliyorsunuz.Dediğim gibi dondurma kültürü hakikaten çok farklı. Aynen oradaki dondurmayı Arnavutköy’de hemen camii’nin yanında Girandola ismindeki dondurmacıda bulabilirsiniz.Sanırım en son Bağdat Caddesinde ve Nişantaşında da şube açmışlar.Dondurmaları yapan bayan İtalyada okulunda okumuş sertifikası filan var..Aynen oradaki gibi kürekle koyuyorlar fakat küreğin yarısı kadarını;) Neyse ne yapalım bu lezzet için herşeye değer..Buarada Girandola’da bir yediğiniz çeşidi herzaman bulamıyorsunuz çünkü gerçekten mevsimlik meyvelerle yapıyorlar..Ama hangi mevsimde giderseniz gidin muhteşem lezzetleri tadabilirsiniz 😉

Neyse dönelim Milano’ya..Tarihi Emanuelle çarşısından çıkıp hemen sağ yöne döndüğünüzde uzun bir sokağın sonunda  karşınıza dev gibi Milano Sarayı çıkıyor.Sarayı ve içindeki müzeyi ücretsiz gezebilirsiniz.

Sarayın uçsuz bucaksız bahçesi ,içinden nehir geçen ve göle akan kocaman  bir parkla birleşiyor.Parkta bol miktarda işi asmış takım elbiseli baylar ya da mini etekli döpyesli bayanları banklarda kitap okurken görebilirsiniz..Bu arada bayan demişken Milano gerçekten tam bir moda şehri..Bu şehirde erkekler de bayanlar da  moda dergilerinden fırlamış gibi geziyorlar..Bizim bir gece kulübünde giydiğimiz saten mini bir elbiseyi ,orada bayanlar gündüz dev topukluları ve dev güneş gözlükleriyle birlikte giyebiliyorlar.. Birde çok mini elbiselerle deri çizmeler giyiyorlar..

(Sokak dolusu şu cıvırlardan görürseniz moralinizi bozmayın, sevgilinizle dost olmayı teklif edin 😉 )

İlk gün Duomo meydanı, Emanuelle çarşısı ,Milano Sarayı gezileriyle geçti.İkinci gün daha çok yürüyerek ara sokakları ve farklı mağazaları keşfettik.Buarada öğlen siesta uygulaması burada da var.. Yani öğlen saat 1 ve 4 arası bütün dükkanlar kapanıyor..Satıcı içeride olsa da maalesef satış yapmıyorlar..Muhteşem şeylere içiniz gidiyor almak istiyorsunuz ama maalesef gayet ukala bir tavırla satış yok sadece bakabilirsiniz diyorlar..Kimileri ise dükkana girmenize bile izin vermiyor..Buarada bu bir devlet yasası o saatte satış yapmak yasak ama burada olsa el altından verirler birşeyler değil mi ; ) Ah şu çılgın Türkler.. Tabii ki Milano da da bulduk kendilerini..İstanbul kebap adında minik bir kebapçı bulduk..Tabii ki hiçbir şey yemedik zaten içinde ağır bir koku vardı..Sadece adamcağızı birazcık kandırıp sonra da arkadaş olduk 🙂

Ara sokaklarda ilerleken birden bir kanal ve atrafında küçük restoranlar bulduk.

Akşam saati gayet ışıl ışıl ve renkli oluyor. Buarada  hemen bu kanalın yan tarafında bir pazara rastladık..Çeşit çeşit meyveler, ev gereçleri gümüş takılar filan vardı..Pazarda fonksiyonel kesme doğrama yapan mutfak gereçlerinden bulduk,fiyatlar gayet uygundu..Buarada kaybolma gibi bir durumunuz olamaz mutlaka dönüp dolaşıp Duomo meydanına varıyorsunuz..

Son günümüzde San Siro stadyumuna gittik..Burayı görmeyi nasıl istedim anlatamam ??!!?

Bilmeyenler için söylüyorum bu stad Milano ‘daki ezeli rakip AC Milan ve İnter takımlarına ait bir stad.Biz gittiğimiz yıl Beckham  AC Milan da oynadığı için soyunma odalasında kızlar çığlık çığlığa oturduğu sandayeye ve dolabına sarılıyorlardı 🙂 (Hayır adam leş gibi terliyken oturuyor kızlarda hiç akıl kalmamış valla..)

Buarada ben Cenk’e Türkçe “Cenk Beckham İnter de mi oynuyordu!?! ” diye safça sorduğumda insanların sanki anlamışçasına ters ters yüzüme bakmaları çok ilginçti 🙂 Cenk de “Rezil ettin Ebrashca burada bu sorulur mu???!! ” diye sitem ediyor..Yani ne sorduğumu anlamadan bu ön yargı niye diye bağırıp Beşiktaşıııım sen çok yaşaaaa ,canım fedaa olsun saanaaa!! !! diye bağırmak istedim o an ;)) Çarşııııı alayına karşııı..lalalalaala.!!!!!

Stadyumu 20 € karşılığında gezebiliyorsunuz içinde aynı zamanda küçük bir müzesi var. Kazanılan kupalar, ilk oyunculara ait pestili çıkmış deri kramponlar ve formaları görebilirsiniz.İçeri de bir de hediyelik eşyacı var ,buradan forma ve diğer ıvır zıvır (pardon siz erkekler için pek değerli olan  çakı, tarak ,çakmak ,bıçak ,anahtarlık vs…..) gibi şeyleri bulabilirsiniz;)

(Erkek okuyucularımın gözü gönlü açılsın diye en son maçlarına ait taktik tahtasını da koyuyorum 😉 )

Bu taktik tatasının anlatıldığı maç 29.05.2009 tarihinde (yani tatilimizden 5 gün önce filan ) yapılan efsane kaptan Paolo Maldini’nin son maçıymış ( pardon son maç değil derbiymiş?!!? ).AC Milan ve Roma arasında oynanmış..( Bu çok gerekli ve değerli bilgileri bizimle paylaşan sevgili eşim Cenk’e çok teşekkür ederim..Yazmazsan küserim diyo bi de..) Gollerin dakikalarını ve atan oyuncuları da saydı ama amaaan kim takar..Hadi iyisiniz gene kurtardım sizi 😉 Hay Allahım hala anlatıyor..(hıı o dediğinden frikik,ofsayt ,taç..Aşkııııııııım geçtim orayı tamam ……..)

Milano gezisi için 2 gün yeterli, Milano’dan  yakın mesafelerde sadece bir trenle gidilebilecek outlet mağazaların bulunduğu yerlere gidebilirsiniz..Ama tabii gitmeden önce mutlaka iyice not alıp araştırmalar yapmalısınız.

Yarın ki yazım Venedik ile ilgili olacak , harika bir hafta hepimizin olsun, her istediğimiz gerçek olsun, beni takip etmeye devam edin 😉

2 Responses »

Yorumlarınız benim için değerlidir ,okunası ve üzerinde düşünülesidir ;)