Master Chef İş Başında :)

Master Chef İş Başında :)

Cenk öyle yemeye içmeye pek meraklı değildir, hani at avrat silah der ya tipik Türk erkeği, Cenk Şalgam+ İzmir usulü kokoreç + marshmellow der. (Adana’dan İzmir’e oradan Amerika’ya uzanan bir kültür karmaşasıdır adeta)

Yani bu üçü olsun ıssız adaya düşse niye düştüm demez, uzaktan geçen gemilerin koordinasyonlarını hesaplayıp kafasından PS oyunu yapar, hindistan cevizlerini top diye yuvarlayıp maymunlarla çift kale maç yapar günlerce oyalanır gıkı çıkmaz. Yani belli seçimleri vardır, yeniliklere açık değildir, o sevdiği şeyler olsa sorun değil savaş çıksa kotarır.

Velhasıl geçenlerde bir film izlerken kadının biri filmde havuçlu keki tarçınlı keki öyle bir yedi ki Cenk’in canı havuçlu kek istedi?! Hayret dedim Cenk ilk defa kendi dünyasına ait olmayan bi’şey istedi. Yani maydanozsuz (maydanoz böyle yazılıyordu değil mi? Sanırım hayatımda ilk defa yazıyorum tuhaf geldi) peynirli börek değil, sucuklu erimiş kaşarlı ekmek değil, köfte değil de havuçlu tarçınlı kek. Hemen yapmak istedim ama o gün saat geç oldu malzememiz yeterli değildi, ertesi gün fırsat olmadı, bir sonraki gün kuş uçtu, öbür gün kervan geçti derken günler geçti. Unutsam üzülmicem çünkü hep aklımda üstüme ağırlık yaptı. Bu arada da Cenk unutturmamak için her gün kafama havuçlu keki çakıyor.

fotoğraf 1 (1)

n’apsın canı istemiş 🙂

Dünkü kahvaltı mekanı yazıma bir yorum geldi “bir dost” rumuzlu . Yazının genel konusunun yanında bir tatilimizde uşak hizmeti verildiğini arkadaşlar arasında konusurken ,arkadaşımız Dileğin “biz alışkınız da işte” yapıp edalı edalı gülmesinin ardından kendisine hayali bir Sebastian verdiğimizi yazmıştım.

“Bir dost” denen şahsiyet yorum yapmış

 ” Biz ne sebastiyanlar,luyiz alfonzolar,alfıredler,marialar,karmenler hatta manuelalar istedik ama bizede gele gele ebraşko geldi.Yani on parmağında on marifet diyeceğim ama olmayacak on parmağında son marifetini bize gelirken düşürmüş.(çok pis laf çaktım ama dimi.anladın sen onu havuçlı kek)”

 diye de not düşmüş.

Bunu görünce kimin yorum yaptığını anladım, Cenk Bey geçen hafta söz verdiğim havuçlu tarçınlı keki gün be gün erteleyip yapmadığımı yüzüme vurmak için bu yolla tacize başvurmuş.

fotoğraf (43)

(Kek mi koktu ??)

Eh sen kaşındın akşam kolları sıvadım, önlüğümü taktım ve master chief Ebrashca olarak mıutfaktaki yerimi aldım.Sağımdan şeker solumdan süt, kafamın altından tarçın, üstünden havuç iyice havaya girdim. Unumu elediiiim eleğimi astııııım diyeceğim ama mutfakta pek asacak yer kalmadı. Derken keki pişirdim. Sanırım böyle bir kek ömrünüzde görmediniz. İçinde kabartma tozu olmayan kek nasıl olur bilmek istemezsiniz muhtemelen. Şöyle anlatayım kek değil simit pişirmişim adeta. (simitten soğudum yeminle). İsyanım kime?? İsyanım keke!!! (Cem Yılmaz sağolsun;) )

Cenk bakışmakta olduğum simidi görür görmez

-Aaa Ebrashcaa gevrek mi pişirdin, sayas da var mıı?!?! (de-di pis İzmirli!)

Burnu yere düşse uzanıp almayan Ebrashca’nıztabii ki düşmana yenilmedi ve o gazla bir kek daha çırpıverdi… Wuhuuu  bu defa keke geeeeel 🙂 Sonunda istediğim gibi oldu.

fotoğraf 2 (2)

(ben yaptıım ben yaptııım 🙂 )

İşte böyle küçük şirin mutluluklarını olsun, benim en sevdiğim ay Nisan ayı sonunda geldi 🙂 Nisan’ı, baharı, doğanın bunu kutlayışını çok ama çoooook seviyorum. Güzel olacak hissediyorum 🙂

7 Responses »

  1. Bu ne tatlı bir yazı olmuş yine. Yazmamış yaşatmışsın yine her şeyi. Çok tatlı bir çiftsiniz siz. Keşke ilk hazırladığın kabartma tozsuz olanı da yapım aşamasında fotoğraflasaydın da, Master Chef Ebrshca’dan adım adım gevrek tarifi diye koyar, havamızı atardık:)

  2. Canim benim supersinnnn:) her yazini keyifle okuorum ve heyecanla bir sonraki yaZini bekliorumm..bu arada bahardan bahsetmisken ardindan yaz gelio cesmeyide kumruyuda cok ozlemissindir eminim,,hani hatirlatiim istedimm ;))

  3. Canım yazılarını okuduğumda sirinleri seyrediyor hissine kapılmamak elde değil harikaydı kalemine kuvvet:))))

Yorumlarınız benim için değerlidir ,okunası ve üzerinde düşünülesidir ;)