İstirahat Günleri

İstirahat Günleri

Pazar akşamı abimle Aylin geldiler.Ev halkinin benimle göz göze geldiği anda bile çığlık atarak uzaklaştıkları o günlerde canım Aylinkom beni bağrına bastı. Gelir gelmez üçlü koltuğuma oturup, hatta 1 haftadır benimle bütünleşen pembe battaniyemin altına yerleşti.Eee anlat bakalım neler yaptın diye benimle ilgilendi.Ohh bee sonunda biri de benimle sohbet etmeye başladı.

Ben tabii bir haftanın patlamasıyla zemberiğimden boşalmış gibi anlatmaya başladım ama sesim çıkmıyor. Sesimi çıkarabildiğim kadar bir çırpıda anlattım ama zavallı Aylinko kafasını iyice yana yatırmış, gözlerini de çizgi kadar kalacak şekilde kısmış beni anlamaya çalışıyo.Tam en derin mevzulara girmiştim ki zangır zangır telefonu çalmaya başladı, zavallım koltuktan bir fırlayışı var “ah canım pardon telefonum çalıyo birazdan geliyorum” dedi gidiş o gidiş.Poff…

Bütün gece herkes gülüp söyledi, aralarda ben de konuşmaya çalıştım ama o gürültüde sesim kaybolup gidiyordu. Zaten sırf benimle göz kontaktı kurmamak için habire birbirleriyle paslaşıyolardı, tam sesim azıcık onlara yetişirken “of Ebrar tamam yaa” diyip beni susturuyolardı.

13-Pics-of-Cute-Animals-Saying-Hi-to-You-Will-Melt-Your-Heart-6

 ( heey azıcık da beni dinleyin, patladım gari sus sus? )

Eh ben bunların acısını bir bir cıkarmaz mıyım sizden.

Ertesi gün daha iyiydim artık işe ve evime dönebilirdim.

Eve gelir gelmez Cenk bana ” Ebrashca bak burası evimiz, şurası salon, burası mutfak ve şurası da yatakodası. Evin girişine ayakkabıyla girmiyoruz sen hoşlanmazsın, dışarda çıkarıp elimize alıyoruz.”

Hafızamı kaybetmişim sanki herkesin maskarası oldum, hükümet gibi Ebrashca kedi yavrusu kadar kaldı. Ama çok pis biriktirdim intikamım acı olucak.

lush-fab-glam.com-cute-animals-1

(Huncaaz pisiyim bir yere sığdıramadınız beniiiiiii)

Neyse kötü günler bitti diyeyim, şu an sesim de yerine geldi sayılır, kendisi Bülent Ersoy’dan hallice…Ooo bi şarkı patlat o zaman Ebrashca demeyin Bülent Ersoy’un sabah en erken saat, sinirle kalkmış halini hayal edin heh aynen ondan.

Hastalığın son günlerinde baygın yattığım günler dışında aralarda benim de normal insanlar gibi davrandığım oldu tabii.Örnek verecek olursam ;

fotoğraf (36)

N’apiyim evde olduğum günler Esra Erol’dan vazgeçemiyorum. Hatta bazen artık tasımı tarağımı toplayıp kendimi evime adayıp, evimin danası çocuklarımın anası mı olsam diye kendi kendime düşünmüyor değilim. Hımm güzel bir hayat tarzı olsa gerek bunu düşüniciim .

Şaka bir yana vatana millete hayırlı işler de yapmadım değil.Kaç zamandır aklımda olan bir kitaba başladım;

fotoğraf (4)

Uğur Koşar “Allah De Ötesini Bırak” Şiddddetle tavsiye ederim. Bakış açınız değişiyor, aslında bildiğiniz şeyler belki ama okudukça bildikleriniz tastikleniyor da “evet doğru yoldasın” deniyor sanki. Mutlaka alın okuyun ama öyle bir çırpıda değil sindire sindire, sonra da ölmüşlerime bir rahmet okuyun oooh miss…

Bir hafta anneciğimde kalınca bir ev hanımı canlısının 24 saat boyunca neler yaptığını yakından izleme fırsatı buldum.

Sabah kahvaltı hazırlama işi ile güne başlıyor, evin toparlanması, akşam için yemek organizasyonunun yapılması, alışverişe gitme, günlük anne-kızkardeş-erkek kardeş-arkadaş telefon görüşmeleri, benim bakımım, benim hastaneye götürülmem, benim yemek saatlerim, ilaç saatlerim, ilgi saatlerim. Akşam ev halkının eve dönüşü akşam yemeği töreni, çay faslı, meyve sorunsalı, bitki çayı takviyesi, ilaç kontrollleri ve gün biter.

Yok ben işimde mutluyum. 1 iş hepimize iyi gelir öyle 8 parçaya filan bölünmek akıl karı değil.Zaten benim kafam karışır o kadar değişik şeyi bir arada yaparsam.İşte bunları görünce zımba gibi kalkıp pazartesi işimin başına döndüm.

Böylece bir istirahat zamanı da bitmiş oldu.Hepinize sağlık dolu bomba gibi bir akşam diliyorum.Kuşburnu kadar lezzetli, zencefil kadar faydalı, bal gibi tatlı bir akşam olsun.İyi geceleeeeeeeeeeeeeer 🙂

 

6 Responses »

Yorumlarınız benim için değerlidir ,okunası ve üzerinde düşünülesidir ;)