High Heels Sorunu..

High Heels Sorunu..

Sanıyorum ki 2006 yılından beri moda olan ,tabandan  yüksek topuklu ayakkabılar ilk çıktığında ,hepimize çok iyi gelmişti.. Hem yüksek topuk hem de  tabandan yüksek olunca hissedilen yükseklik çok da fazla olmuyor dolayısı ile yorulmuyorduk..Gündüz o ayakkabılarla işe gittiğimiz gibi ,çıkışta arkadaşın kınasına gidip bi de Ankara Havası oynuyorduk aynı ayakkabılarla..

Son iki yıldır bu topuk olayını abarttılar..Yani tabanlar aşırı yükseldi,dolayısı ile topuklar 13-14 cm.leri buldu..Topuklar yükseldikçe bir de inceldi..Bu ayakkabıları giydiğimiz an birer de koltuk değneği hediye etseler yeridir..Zira kendi adıma konuşayım denge sorunu yaşıyorum bu biiiir..

İkincisi kendimi yürüyen bir at gibi hissediyorum,oldum olası yolda yürürken dikkat çekmekten nefret ederim , ayrıca 1.63 olan boyum en fazla 1.67 olunca güzel ,neden onu 1.80 yapıp gulyabani gibi gezeyim?! (Uzun boylu arkadaşlar alınmasın sakın , uzun olunca gulyabani olunmuyor, sadece o dev gibi yüksek ,incecik topuklar üzerinde yürümeye çalışınca gulyabani gibi olunuyor..)

(Hatırlayın titreye titreye yürümüyor muydu? )

Ayrıca ofis çalışanları için hiç ama hiç uygun değil..Kahve almaya  kalkıyorsun “dan dan dan”.. Hadi gittin tam kahve makinesinin başındayken masanda bangır bangır telefon çalmaya başlıyor.. Hadi geri koş ” tokkk tokkk tokk” … ay ay ayyyyyy çok sinir bozucuuu..Neyse işte ben bu düşüncelerle bütün kış (yani 4 aydır ) şöyle güzel maksimum 7-8 cm. topuklu ayakkabı yada bot çizme işte her neyse ondan arıyordum..Topukları kısa olanları direkt anneanne modeli gibi yapıyorlar, yüksekler bana gelmiyor..Yok bir türlü istediğim gibi bulamadım..

(Çok güzelsin ama çok yükseksin bebişim yaa)

Derken geçen gün ofisten çıktım tam yürürken sadece 1 üst sokakta bulunan bir ayakkabıcının önünden geçerke a-aa?! Bir de baktım tam istediğim gibi bir kaç çift cici bootie bana vitrinden gülümsüyor..İndirim sebebi ile numarası kalmamış ama bir çift gri 37 numara hoop oldu ayağıma!!

Neyse aldım hoplaya zıplaya eve gittim , ertesi gün kar yağdı..Bir sonraki gün buz oldu ,hava okadar soğuk ki sürekli çizme,bot ve tayt serisi giymekten içim kıyıldı artık..(Kış bitsin hepsini yakıcam! ) Neyse baktım  bu sabah miss gibi güneş kesinlikle giymeliyim dedim ve giydim..Yahu o dev topukluları görmeye o kadar  alışmışız ki bu ayakkabının topuğu bana az gelmişti..Gayet de yüksekmiş ve yerlerdeki gizli buzlanmaları da hesaba katarsak,15 dk. yürürmem gereken yolu 30 dk. da yürüdüm.Daha apartmanın bahçe kapısından çıktım önce  iki bacağım ayrı yönlere doğru ayrıldı ( Zaten bu kış en sevdiğim hareket bu oldu, yani 1 ay daha buzlanma olursa , balerinler gibi 2 bacağımı ayırarak kolayca oturabileceğim.. )..Tam sokaktan çıkarken  bacağımın biri öne bir arkaya hızlıca gidip geldi, bir ağacın yanından geçereken ikimizde doğaya aitiz birbirimizi anlarız tutunayım dedim güderi eldivenim yırtıldı..Yani sabah başıma gelmeyen kalmadı..A aa bir de karşıdan karşıya travestiler gibi koşuşum görülmeye değerdi, tam kaldırıma bir adım kala rahatlamanın verdiği dikkat eksikliğiyle ,dengemi kaybedim ellerim üzerinde yerleri silme hareketim de gerçekten içler acısıydı..

Neyse ,bahara kadar high heel (pardon high hell ; ) ) yok !

Bugün sağ salim işe geldim de akşam eve nasıl dönerim Allah bilir..Buarada güneş ışığında farkettim bootieler gri değil yeşilmiş!!! Allah’ım ben sana n’aptım bugüüüün?!

Bana şans dileyin , İstanbul’da yaşayanlar güneşe aldanmayın buzlanma devam ediyor benden söylemesi…

 

 

2 Responses »

Yorumlarınız benim için değerlidir ,okunası ve üzerinde düşünülesidir ;)