Havuzuna da ..Sana da..Sofia’yı da al git!

Havuzuna da ..Sana da..Sofia’yı da al git!

Yaz geliyor , yaz tatili planları çoktan yapılmıştır gerçi ama bir hatırlatayım istedim ..Sırt çantasını takıp bir şehri keşfetmek mi yoksa genellikle çocuklular için ideal olan bir tatil köyünde yayılmak mı?

Yıllar yıllar önce ben ilkokula giderken Side’de bir tatil köyüne gitmiştik. 9 yaşındaydım ve yüzmeyi o yaz , o dev havuzlardan birinde öğrenecektim başka yolu yoktu.. Bana yüzme öğreten babacığım sağolsun ,teknik taktikleri sayesinde beni havuzdan soğutmuştu.. Kendisi havuzun kenarına oturmuş ,ayakları suyun içinde ,şapkası ve soğuk içeceğiyle bana uzaktan talimatlar veriyor , bense tek kollukla suyun içinde , debeleniyordum . Kenardan kenardan yüzmeye çalışırken , ne zaman kıyıya tutunmak istesem babam atmaca gibi karadan konup, beni suya geri atıyordu..

Neyse 10 günlük tatilimizin ilk günleriydi, sonuçta önümüzde daha günler vardı öğrenebilirdim kolaylıkla değil mi? Kendime Sofia adında bir Alman arkadaş edinmiştim ..Birbirimizi anlamıyorduk ama pek bir sevimliydik karşılıklı.Kız beni ne zaman görse ” ayn zıvayn dray bitte şön….” falan filan diye anlatıp sonra da ” KAÇĞİN” gibi bir şey söylüyordu..Ben de içimdeki bütün iyi niyetle “ah canııım bana “Ketrin” diyor, bu isimle çağırmak istiyor benimde artık ecnebi adım var diye seviniyordum..Sonuçta Katrin ,Hayat Ağacı dizisindeki yaşlı kadının adıydı ama olsun sonuçta havalı bir isimdi..Daha sonra babacığım ,  kızın bana yavru kedi anlamına gelen “Katzchen” i söylediğini ve ilerideki yavru kedilere gitmek istediğini anlattığında , Sofia bana ilk defa itici gelmeye başlamıştı..

Günler geçti biz tarzanca arkadaşlığımızı sürdürüyoruz.. Bir gün yine hoplayıp zıplarken, hadi kaydırağa diye el etti, ben de o gazla atladım havuza inen kaydırağa..Kaydırağın boyu 54 m., neredeyse havuzun bütün etrafını dolaşıyor ve sonunda çok dik bir iniş yapıyordu havuza.. Önde Sofia arkada ben oturduk kaydırağa, yalpalayarak  kayıyoruz aşağı doğru, her şey o kadar güzel ki, gökyüzü, begonviller filan derken tam kaydırağın en dik kısmına geldiğimizde kolluklarımın kolumda olmadığını farkettim.. Büyük bir çaresizlik içinde, kendi bedenimden de büyük bir çığlıkla bağırmaya başladım ” KOLLUKLARIM YoooOOOooooOOOOK!!!!!!!!! ” Bu arada uzaktan tek görebildiğim 2 sarışın Alman kız ve bir sarışın Hans tipli ayı bir Alman’ın Babamla sohbet ediyor olmasıydı?!? 2-3  defa suya dalıp çıkmamla babam zaten saniyede yanımda aldı soluğu..Neyse babamın boynuna sarılmıştım , bu defa daha iyi olmuştu ,ikimizde boğulmaya başlamıştık 🙂

Uzuun uğraşlar sonucu o Alman ayının da yardımıyla babam benim şlaaap diye karaya attı ,o an her yer karardı sadece başımda biriken Alman ırkını hatırlıyorum..

Aptal Sofia beni neden kurtarmamıştı, o sıra nereye kaçmıştı bilen beri gelsin..Ben de akşam yemeğinde O’nu gördüğümde pas vermemiş , dost kazığı nedir daha o yaşımda öğrenmiştim..Hem de bir ” ecnebi ” den 😉 Yıllar sonra ” ayıdan post ,gavurdan dost ” olmaz lafını öğrendiğimde ,aklıma ilk gelen Sofia olmuştu..

Bu yazımdan da anlaşılacağı gibi, tatil köyüne geldik salalım çocukları yapmıyoruz 9 yaşında koca kazık da olsalar , gözümüzün önünden ayırmıyoruuuz 😉

Harika bir hafta sonu sizin olsun , bol gezmeli ,eğlenceli,yemeli ,içmeli geçsin..İyi hafta sonlarıııı 🙂

Yorumlarınız benim için değerlidir ,okunası ve üzerinde düşünülesidir ;)