Haftasonu bir orası bir burası derken..

Haftasonu bir orası bir burası derken..

Sevgili arkadaşım Derya haftalar öncesinden İstanbul Film Festivali biletlerinden almış, fakat filmlerden biri cumartesiye denk geldiğinden ,son görüşmemizde Cenk’in Utku’yu ( Derya’nın eşi) “Ya Cumartesi film festivali mi olur , Kartal gool gool diye bağırmak varken 😉 ( BJK – GS Maçı için ..) ” şeklinde aklını çelmesiyle cumartesi planları tamamen değişmiş, Utku ve Cenk birlikte maç izlemeye karar vermişti. E bu durumda filmde Derya’ya ben eşlik edecektim 😉

Tabii planlar çoktan yapıldı, eski günlerdeki gibi Deryacığımla öğlen saati İstiklal Caddesi’nde buluştuk..Derya evden çıkmadan önce son rötuşları yapmış, beyler için çok lezzetli krem şokola hazırlamış ve acıktıklarında ise yemek siparişi vermeleri için kendi  ” yemeksepeti.com ”  şifresini bırakmıştı 😉 ( İşte akıllı bir Türk kadını 😉

Bütün gün bol gezmeli ,tozmalı, alışverişli, yemeli ,içmeli bir gün geçirdik..Yağmurun şiddeti keyfimizi kaçırmadı, biz de İstiklal’deki en az 1000 kişi gibi çingenelerin sattığı 5 liralık ,tek kullanımlık şeffaf şemsiyelerden aldık..İki minyon bayan olarak tek şemsiye altına sığabilmek süperdi.. (Cenkle tek şemsiye imkansız..Boy farkından ıslanan , sular içinde kalan taraf hep ben oluyorummm 🙁  )

(İşi bırakıp sokakta şemsiye satıcam..30 saniyede bütün cadde o şemsiyelerden aldı..)

Yağmur çamur demeden  Utku’nun gitarına “metronom ” aradık..Derya ” Beyim benden kırk yılda bir bir şey istedi, bugün o metronom bulunacak! ” dedi ve bulduk 🙂 Bu metronom denilen alet gitarın akortunu yapmaya yarıyormuş..Tabii konuya tamamen Fransız olan biz , sora sora nerede satıldığını bulduk..Tünel’de müzik aletleri satan bir dükkanda dijital olanından aldık, günün bombası Derya’nın “siz bunun akortunu yapabilir misiniz ?” diye sormasıydı..Çocuk gayet olgunlukla “yanımda gitarınız olmadan akortunu yapamam  efendim ” diye cevap verdi..Üzerine ,dev kadar olan kontrbası violensel sanıp ,benim “ay bu bunun gerçek boyutu mu? Bihter bundan mı çalıyodu yaniii?? “diye sormam artık çocuğun bize derin derin bakıp hayatı sorgulamasına sebep oldu ..Neyse ,birbirimizi kırmadan ödemeyi yapıp ayrıldık 😉 Film başlamak üzereydi,hemen tramvaya zıpladık.

(İstanbul’da doğup büyümüş olduğumuz halde ikimzin de tramvaya ilk defa binmesi ilginçti..)

Tramvayın koltuklarının lıngır lıngır sallanması ve eskiliği sebebiyle biraz söylensemde ,inerken şoföre ” teşekkür ederiiiiz iyi günleeeer “diye şirinlik yapmam Derya’yı kahkahalara boğdu 🙂 Sonuçta adamcağız toplu taşıma aracı çalışanıydı ,sanki turistik gezi yapmışız da memnu  kalmışız gibi:) ( Benim teşekkürümden çok adamcağızın anlamsız bakışı komikti aslında..)

Film harikaydı. Fransız yapımı filmimizin adı “Polisse” , Fransa’daki bir polis teşkilatının “pedofili” (Çocuk tacizcileri )  suçlularıyla uğraşması konulu film.Hepsi gerçek olaylar ve anlatım harikaydı, kesinlikle iğrençlik ya da saçma sapan sahneler yoktu..3 saat boyunca ara vermeden vakit nasıl geçti anlamadık..

Film çıkışı beylere katılmak için Deryalara gittiğimiz de ,yağmur dolayı maç iptal edilmiş olsa da  sevgili eşlerimiz hallerinden oldukça mutluydular.. Utku Derya’nın en olmadık masa örtüsünü bulup orta sehpaya sermiş olanca misafirperverliği ile cipsler ,çerezler bir de bütün bunları dengelemesi için sağlıklı kurutulmuş meyvelerle dolu bir kase koymuştu:) (Onca pizza ve cipsten sonra ne kadar dengelenir bilemiyorum artık 😉 ) Çakır çiftinin güzel önerisi ile geceyi orada geçirdik.

Sabah kaltığımızda ,odada gözüme ilk çarpan şey Deryacığımın resim çerçevesi oldu..

Derya bu fotoğrafı 1999’da gittiği Disneyland’da çektirmiş , yıllarca odasında yaşadığımız herşeye bu çerçeve de şahitlik etmişti..İlk dedikodularımız, ilk dart oyunumuz ( duvar delik deşik olmuştu , en son Serpil Teyzenin çığlıklarını hatırlıyorum! ) , Derya’nın yazdığı şiirleri okurken.. Mektup arkadaşlarımıza yayılıp mektuplar yazarken ,ilk ingilizce şarkıları Türkçe’ye çevirirken hep bu çerçeve vardı..Sabah uyanır uyanmaz onu görünce karşımda çok tuhaf oldum..

Sanki bir Cumartesi gecesini  Deryalarda geçirmiş , geç olduğu için eve dönmemiş ve orada kalmıştım.. Birazdan Serpil Teyze odaya girecek ve o gür sesiyle bizi uyandıracaktı.. Kahvaltı masasında da mutlaka ceviz ve kuru incir olacaktı ..Hüüü çocukluğumuz arada bir geri gelse ne güzel olurdu değil mi? ..

Bu ayıcıklı çerçeveyi ise sanırım bir sevgilier günü ya da doğum günüydü sanırım , Utku için Mudo’dan birlikte almıştık 🙂 Aaaah ah zaman ne çabuk geçiyor..

Bu minik filciği hiç bir yerden hatırlayamadım ama sanırım Selpak’tan çıkmış 🙂  .. Ya da reklamcı olan sevgili arkadaşım Derya’nın kampanyalarından birinden dolayı eve gelmiş olabilir;)

Pazar sabahı peynir çeşitlerimizi , sağlıklı biber , domates ve salatalıklarımızı anne yapımı reçellerimizi hazırlayıp yollara düştük, Çengelköy Tarihi Çınaraltı çay bahçesinde soluğu aldık.. Bu mekana ilk defa gittik, Cenk için halkın arasına karışmak iyi oldu 😉 Mekan eskiden Süper Baba dizisinde Fiko’nun yakın arkadaşının kahvesi olan yer 😉 Tam deniz kenarında , dışarıdan yiyecek getirilmesi serbest …İsterseniz içeride de kahvaltı menüsü , menemen vs. var ..Pikniğe gider gibi masa örtüsü, çatal tabak vs.. götürülebilir ya da “amaaaan kim uğraşacak ” derseniz  hemen oraya giden sokağın başında Çengelköy Börekçisi var oradan temin edebilirsiniz..Bir sonraki sokağın başında ise fırın var sıcacık simit ekmek vs.. oradan temin edebilirsiniz;)

Harika bir kahvaltı sonrası yolda  lastiğimiz patladı..İlk defa böyle bir olayı tecrübe ettik, bizim çocukların 8 dakika içinde lastiği indirip yenisini takmaları  bizde hayranlık uyandırdı 🙂 Bu işlerm sonrası Cenk’e asılsam da pek yüz vermedi..Ellerindeki siyah yağları temizlerken ” sen benim pek becerikli olduğumu kabul etmiyorsun ama gördüğün gibi şekerim! ” dedi o en artistik America Boy halleriyle…. Tabii evde lavobonun borusu tıkanmış , usta çağırılacak kimsenin umrunda değil o da ayrı konu..

İşte böyle bir haftasonu daha burada noktalanmış oldu..Bu hafta enerjiniz tavan yapsın , mutluluktan havalara uçun 🙂  Mutlu haftalaaaaaaaar 🙂

Yorumlarınız benim için değerlidir ,okunası ve üzerinde düşünülesidir ;)