Geçen Hafta Ordan Burdan

Geçen Hafta Ordan Burdan

 Geçen hafta yoğunluktan çok önemli bir konuyu atlamışım 🙂 (Gülen surat koyuyorum ki şirin görünsün ..)

Yeni yıl listeleri için hediyeli yarışmada verdiğim hediyeleri yayınlamayı unutmuşummm!

Yarışmanın birincisi sevgili Zeynep’e;

Aşk istediği için altında “love” yazan bir fotoğraf çerçevesi aldım ki 2013 yılı içerisinde (ilk çeyreği olursa pek iyi olur) yeni bir Bisco ile tanışsın ve bir an önce bu çerçeveyi doldusun diye 😉

-Saçlarını toplasın diye şeker gibi pembe bir toka ,ki tokayı çıkardığı an saçlarını savurabilsin ve bu çerçeveyi hemen doldurabilsin diye 😉

-Elleri ve ayakları puf puf olsun diye el ve ayak bakım kremleri,

-En güzel anılarını yazsın diye cupcake’li not defteri ve bonibon desenli kalem,

-Tatlı bir yıl olsun diye marshmellow

Her bir hediyenin üzerine kullanım maksadına uygun iyi dileklerimi yazıp gönderdim.Kendisinden yıl sonunda geri bildirim isteyeceğim, eğer dilekler gerçekleşmemişse elimden çekeceği var 🙂 O kadar totem yaptık bu dilekler ger-çek-le-şe-cek!! Yani oturmakla olmaz kolları sıvasın ve o 4. dileğinde olduğu gibi gerekirse kolları ağrıyana kadar kitap taşısın ki beyaz atlı prensi bir an önce ona çarpsın ve kitapları aynı anda eğilip toplasınlar 🙂

Diğer kazananlara da bunun gibi küçük şirin mutluluk paketleri hazırladım,herkes güle güle kullansın ..

Gelelim benim beyaz atlıma ;

Cumartesi günü yeni yıl ruhunu yaşayalım diye kendimizi Taksime attık.. Ne bir süsleme ne bir atraksiyon.. Yani bizim evin en sade hali bile Taksim’den daha süslüydü..

Oradan Nişantaşı’na geçtik, bu defa da gözlerimiz şaşı oldu ,nereye bakacağımızı şaşırdık.

Kendimi oyuncakçıya girmiş gibi hissettim, kurşun askerler,oyuncak ayılar her taraf dev oyuncaklarla doluydu..

İstanbul’da yaşayan okurlar zaten görmüşlerdir.. Benim şuan ki hedef kitlem diğer şehirer, mesela Bodrum’da yaşıyorsun , yazları her kıyafetin altına ona uygun bikiniyle işe ,gezmeye ya da çarşıya özgürce inebiliyor olman kışları da aynı mutluluğu yaşayacaksın anlamına gelmez..Şu resimlere iyice bak ve kollarıma koş , baş harfin :Gülin!

Cumartesi gün jingle belllss jingle bellss söyleyerek geçti, pazar günü ise büyük bir aile yemeği yedik, annemler teyzemler ,abimler ve kuzenlerime bütün maharetlerimi gösterdim.. (Bütün maharetlerim = Pilav, salata ) Teyzem taaa Trabzon’dan Akçaabat köftesi getirmişti,ana yemek buydu, onlara muhteşem domates çorbamdan yapıyordum ki annemler geldi ,anneme “ayy bunun kıvamı “dediğim an annem tahta kaşığı eline aldı ve  zaten olay bitmişti..Dolayısı ile pek yorulduğum söylenemez ..Bu arada canım abiciğimin geçmiş doğumgününü kutlamak için kolları sıvadım;

 (Wuhuuuu pasta işine mi girsem acaba? Şaheserim: Pisili pasta )

Cenk pastamı kıskandı aynısından ona da yapmalıymışım ama üzerinde pisi değil 007 James bond figürü olmalıymış?!

Gündüz harika sesim (!) ve şarkılarım eşliğinde ağacımı süsleyip evi yeni yıl moduna sokarken , Cenk bu hummaalı çalışmalarımı bütün gün 3lü koltukta yatarak ve sesimden mütevellit baygınlık geçirerek izledi.. Dekorasyon değişikliklerime müdahale etti, “ebrarcım o örtünün kat izleri görünüyor lütfen ütüleyelim (bak hele..), Canım bak o noel baba orada eğreti duruyor düşecek, Ebrarcım çam ağacının ışıklarını çözüp birbirine paralel şekilde ağaca sarmalısın..Hey Allahım, bizimkiler dizisinde Cemil vardı baykuş,camdan yarı beline kadar sarkıp talimatlar verirdi, heh nerden geldiyse şimdi aklıma?!?!?!?!?

Ne diyordum süslemeler..

(İlk resimde yanlış görmüyorsunuz, çam ağacını bir güzel yıkadım, kuruttum ve temiz temiz süsledim, annem görsün, gözleri dolsun !Öyle de titizimdir. :D)

Neyseki yeni yıl bitti, normal ev haline hızlı bir geçiş yaptım,

(Serinin üçüncüsüne geçtim.. Ana’nın mallıkları olanca hızıyla devam ediyor ama Mr. Grey bütün ihtişamını koruyor.. Sonunda evlendiler bakalım kahramanımız Ana ne haltlar yiyecek ya da yiyemeyecek..)

Dün akşam yine  önümde şamfıstığı, jelibon ve cipslerimden oluşan abur cubur tepsim ,üzerimde puf polarlarım koltuğa gömülü halde tüketim yaparken Cenk’e bulaşayım dedim:

Ben: Cenk biliyo musun bizim senle aramaızda acayip bi bağ var yani frekans..

Cenk: Hııı..( görüldüğü gibi hemmen ilgisini (!)çekti  )

Ben : Yok yani öyle hissediyorum..Yani mesela canım çikolata çekiyo, bir bakıyorum pat elinde çikolatayla geliyosun.. Canım meyve çekiyor pat envai çeşit meyveyle geliyorsun..

Cenk: Ebrarcım bütün isteklerin ,amacın yeme üzerine olduğu için seninle -senin tabirinle – frekans tutturamamak mümkün değil.. Çikolata istemediğin gün yok.. Bir şeyler yemek istemediğin  saat yok.. yani bunu bilmek zor değil..

Ben : Ne gıcıksın ya “Evet karıcım frekasımız tutuyor” desen n’olur? ( Anneme benzemeye başladım vallahi.. “peki anneciğim desen n’olur?” ..)

 **************************

İşte böylece 1 hafta daha geçti..Günleri karıştırdım hafta ortası işe başladık, haftayı anlatmaya bir baştan bir sondan başladım.. Neyse yeni yıl delisi deyin azıcık idare edin 😉 İyi haftalaaaaaaaar..

Yorumlarınız benim için değerlidir ,okunası ve üzerinde düşünülesidir ;)