Evde Hıdırellez Halleri

Evde Hıdırellez Halleri

Her yıl Hıdırellezin geldiğini unutur, 5 Mayıs akşamı bir yıl içinde olmadığım kadar çok avare olurdum..Ertesi gün “ayyyyyyyyyyyy ben unuttum onuuu.. bugün yapsam olma mıı??!?!” diye kendi etrafımda döner dururdum…Ama bu yıl bir hafta önceden kendime hatırlatmalar yazdım  ve 5 Mayıs gecesi herşey hazırdı.. Herşey hazırdı derken dileklerim hazırdı tabii ki.. Yoksa gidip Gül Ağacı bulacak değildim ya?!?!? Eh yani bir hafta hazırlan ama yakınlarda  gül ağacının olmadığı, o gece gelsin aklına…. E şehir çocuğuyuz nereden bulalım gül ağacını, balkonda sardunyam vardı , hemeeeeeen bilirkişi teyzemi aradım ;

-Teyzoş gül ağacı yok buralarda, sardunya var onu eşsem olur mu?!?

-Ayy olur kızım olur sen içinden geldiği gibi duanı yap dileklerini as sardunyanın yapraklarına, içten istedikten sonra olur! ( Bak hele ,Poliyanna ölse yerine teyzemi yaparlar yemin ederim.. Olmaz diye bir şey yok ,yaparsan olur 😉 )

(Bak elin Amerikalısı bile yazmış asmış kuru dallara.. )

Neyse dileklerimi sırasıyla avuç kadar kağıtlara çizdim (şu yukarıdaki kağıtların boyutlarını görünce utandım kendimden.. Kadın yazmış minik kağıtlara hanım hanım.. Ben dev gibi yazdım iyice okunsun diye.. Muhtemelen karşı balkondaki teyze uzansa okur.. )..Dilediğim herşeyi çizdim.. Çizdim..Artık yılların birikimi oldu herhalde, çizmelere doyamadm..Kağıtlara ipler geçirip sardunyama asmaya başladım.. Sardunyamın yaprakları tartmaz oldu.. Zavallım dile gelse ağzımı burnumu kıracak..

O kadar çok dilek oldu ki gece Hıdırla Ellez ( yani İlyas) gelse ” bu ne la hadi anam Allah versin Allah versin ” der kaçar..Hangi birine vesile olsunlar..

Dilek dileme işlemi bitti,gece yattık.. Sabah ezanıyla kalktım, saksımı iyice görünecek şekilde balkondaki masanın ortasına çektim..balkon kapısını açık bırakıp cüzdanımı da ağzını sonuna kadar açıp masaya koydum..(İnternetten okudum , Hıdırellez gecesi cüzdanın çantanın ağzı açık konurmuş ki bereket getirsinler..)

(Yaa sen de ilk defa duydun di mii?? Araştırıyoruz kızııım.. Öyle boş boş dilek dile as değil benimki.. Bayağı bir organizasyon..Tek kişilik dev kadroyum ben bizim evde.. )

Sonra tekrar yattım.. Ama sabah 5, tabii ortalık sessiz, salonun balkon kapısında bir kıpırdama ,perdelerde bir oynama.. Töbe bismillah vallahi geldiler diye kafamı yorganın altına nasıl soktum bilmiyorum.. O sırada korkudan bayılmış olacağım ki hiçbirşey hatırlamıyorum.. Sabah Cenk’in sesine uyandım.. Salonda söyleniyor: “Ya gerçekten bu kadar yaratıcı olunur..Benim bildiğim ,bu çiçeğin yeşil yaprakları vardı.. PTT gibi olmuş üzeri sırf mektup.. Ayrıca bu balkon kapısı bu mevsimde açık bırakılmaz! Cüzdanın ağzı da tabii.. Off Allahım yaa rüzgardan perdeler birbirine girmiş! !!!” (yani gelen giden olmamış sevinmedim dersem yalan olur 😉

Ay tamam ne var azıcık aksiyon oldu.. Sen dua et sabahın beşinde seni uyandırmadım 🙂

Harika bir hafta, olsun Hıdırellez gecesi ağaca bağladıklarınız sabaha varmadan gerçekleşsin 🙂 Ağaca bağlamayı unutanlar da gelecek seneyi beklesin.. Ne yapalım yani sizde azıcık disiplilin olun ehem ehemmm di mii 😉

Herkese iyi haftalaaaar 🙂

6 Responses »

  1. ebracha beni gülmekten geberttin sen nasıl bir şeysin bayılıyoruuummm sanaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa yazılarını okuyunca çoook mutlu oluyorum allahta seni mutlu etsiiiin AMİİİİN

  2. Pingback: Google Aramaları -11 | Küçük Şirin Mutluluklar

Yorumlarınız benim için değerlidir ,okunası ve üzerinde düşünülesidir ;)