Düşmana Galip Gelir Ebrashca !?+%&/(=?

Düşmana Galip Gelir Ebrashca !?+%&/(=?

Pazar sabahı Mineciğim sağolsun beni aldı.Sanki 25 yıllık kapı komşusuymuşuz da çocukluğumuz,genç kızlığımız beraber geçmiş, başka şehirlere gelin gitmişiz de sonunda birleşip kavuşmuşuz gibi hasretle sarıldık birbirimize 🙂

Daha arabaya biner binmez konuşmaya anlatmaya başladık 🙂

Buluşma yerinde diğer #istanbuldayasam’cılarla buluştuk.Ve hep birlikte paintball alanına gittik.Yolda giderken o kadar çok konuşup anlattık ki Onurların arabasını takip etmeyi bırakıp aramıza giren bir başka aracın arkasından bir Jokey klubüne girdik. Ve arkamızdan gelen konvoy da bizimle geldi tabii…Biz “vaaav ne güzel yermiş yaa boşverin paintball’u atları sever fotoğraf çekeriz diye hayallere dalarken Onur’dan bir telefon

-Minecan niye oraya girdiniz düz devam edecektiniz ilerde bekliyoruz!”

aynı anda bizim arabadan gıdaklama sesleri başladı!!”ayy yanlış gelmişiz ne ara döndük buraya ayyy vah vah tüh tüh kah kah keh keh ………diyerek diğer araçlara sevimli görünmeye çalışarak yanlış olmuş da dönüyoruz hi hi hiii” dedik 🙂

Neyseki bütün arkadaşlarımız anlayışlıydı.

1Lj1ysk

Biz ve arkamızdaki 8 araç hep beraber o daracık yolda dönüp yeniden konvoyumuzun ilk aracına yetiştik.

Oyun alanına gediğimizde ben bir türlü karar veremiyordum…Oynamayıp oyunbozanlık yapıp tepkileri üzerime mi çekmeliydim, yoksa oynayıp takım arkadaşlarıma iyi bir takım arkadaşı nasıl olunmaz,bir oyun nasıl kaybedilir ya da nasıl rezil rüsva  olunur göstermeli miydim.

Onurcuğum sağolsun bana destek verdi.Paniğe gerek yok zaten burda kimse daha önce oynamadı ki diye beni yürklendirmek istedi… Daha önce oynamamışlardı ama eminim en azından koşabiliyorlardır diye düşündüm.

Neyse sonuç olarak oyuna girmeyi kabul ettim.O kamuflaj kıyafetleri giyince birden kendimi vatanımı kurtaracakmışım gibi hissettim. Bir gururlandım bir heyecanlandım ve bir asker ciddiyetiyle oyuna sarıldım.

fotoğraf[1]

 Bakın gerçek bir asker ciddiyeti(!)

Oyun başlar başlamaz herkes ön saflara hücum ederken ben  en arka saflarda bir varil bulup saklandım.Böylece ne kadar iyi (!) bir takım arkadaşı olabileceğimi kanıtladım herkese.Önlerde arkadaşlarım bir yandan kıran kırana savaşıyor terler döküyor bense saklandığım yerden -ayıp olmasın diye- pat……….on beş dakika sonra bir pat daha kendi çapımda kurşun yağdırıyordum.Derken baktım pek keyifli, başladım rastgele ateş etmeye derkeeeeen benim tüfeğim dar dar dar dar makineli tüfek gibi kendi kendine arka arkaya sesler çıkarmaya başlayınca çığlık çığlığa koca tüfeği fırlattım.Sesi kesilince aklıma geldi hakem baştan anlatmıştı, tüfeğin tüpü bitti mhtemelen. Bu durumda hakem bey’i bulmalıydım, şöyle bir doğruldum tüfeği yerden alıp tam hakemi bulmaya gidecekken kendimi mermilerin arasında bulup yeniden varilime geri kaçtım.

More-cute-animals-part2-6

(Böyle göründüğüme bakmayın 10 kaplan gücündeyimdir! Kıh!)

Artık orası benim evim gibiydi :)İçimden Cenk benimle gurur duyacak diye sevinirken olanları Cenk’e telefonda anlattım.

-Olsun Ebrarcım buna da şükür,zarar ziyan yok di mi? İnsanlar sağlam ,mekanda herhangi bir şey yok.

-Yok tabii ne olacaktı ki?

-Daha ne olsun Ebrarcım sahada sen vardın dedi.

Neyseki sağ salim oyun bitti,üzerime tek bir boya lekesi değmeden oyunu bitirerek tertemiz bir oyuna  imza attım.

****************************

Aynı gün Mine ‘nin iki çok yakın arkadaşı da bizimleydi.Kızlardan Pelin baştan aşağı full kokoş hali,maşalı saçları ile konuyla tamamen alakasız bir şekilde “ay üzerime boya filan değmez inşallah” diyip bir yandan da tırnaklarına bakıyordu 🙂

KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

(Paintball’du değil mi oyunun adı…Burda Türk Kahvesi var mı acaba?? )

Sonunda oynamaktan vazgeçip özüne döndü ve arkadaşı Ezgiyle birlikte oyunu dışardan izlemeye karar verdiler. E böyle bir grup kaç dakika oyun izler? Tabikii 3 dakika sonra minik bir çember oluşturmuşlar muhabbete başlamışlardı.

Oyun bitiminde hep birliklikte Kilyos’da harika bir restorana gittik.Yemek yiyip şöminenin karşısında kahve içtik mayıştık, birbirimizi çok sevdik.Bir daha ki sefere daha uzun oturmak üzere sözleşip kucaklaşıp ayrıldık.Biz eve döndük aradan saatler geçti Ezgi hala mekandan fotoğraflar atıyordu. Sanırım şömineyle bütünleşti hatta gece orda da yatmış olabilir diye düşündüm 🙂

İşte böyle sportmenlik (!) ve centilmenlik dolu bir gündü.Çok ama çoooook eğlendim, bir daha ki sefere ebeveynimi yani Cenk’i de yanımda götüreceğime kendi kendime söz verdim.En azından yakamı bağrımı kapatır beni yüreklendirir ve savaş alanına öyle yollar diye 🙂

Güzel bir gün, neşeli bir akşam olsun.Sevdiklerinizden heyecanlı telefonlar alın bir cümbüş,bir sevinç çığlığı atmosfer değişsin,dünya önünüzde eğilsin 🙂 Neşe dolu günleeeeer 🙂

4 Responses »

  1. =))))) ahahahahahhaha ya deli misin kzıım nasıl güzel bir anlatım bu =)))))
    kedi gibi saklanmış varilin arkasına ,iyi yapmışsın bence çünkü o boya o hızla geldiğinde çok acıtıyo biz de oynamıştık,ucuz atlatmısın 😉

Yorumlarınız benim için değerlidir ,okunası ve üzerinde düşünülesidir ;)