Cumartesi maceraları …

Cumartesi maceraları …

Bugün eşlerimizin PS partisi sebebiyle Gamze ve Semayla soluğu Bebek’te aldık. ( Bilmeyenler için ; PS : Playstation ,[ay nasıl bilmezsiniz  erkekler için büyük bir önem teşkil eden bu mübarek oyunuuuuu?!?!? 😉 ] )

Yeni kahvaltı mekanımız; Mangerie – Bebek.. Şiddetle tavsiye ederim..Tam Baylan’ın karşısında ,(Polis Karakolundan birkaç bina sonra ,Ebil Kuaför’ün binasının teras katında denize karşı kahvaltı keyfi için harika bir mekan..

(Kahvaltı menüsünde 4 çeşit peynir vardı..Nam nam nam.. ” Cheese “diyip fotoğraf çekmek isterdik ama ,vakit kaybetmeden hemen gömüldük ,sonuçta kendim için değil sırf siz takipçilerime yararlı olabilmek için 😉 Başka art niyet yok yani 😉 )

 (Yiyeceklerin kalitesi birinci sınıf..Çok lezzetli.. )

Kahvaltı menüsüne ek olarak,normal menüden  yumurta,müsli,sandviç vs.. birçok şey bulabilirsiniz..Ev yapımı muffin ,tart ,kiş vs.. de bulabilirsiniz.. Ayrıca kasaya gittiğinizde açık olan  mutfağı görebiliyorsunuz  ,zaten izlemeye bir başlasanız aşçıların koşturmasına dalıp gidiyorsunuz..Aynı şefin 4 ayrı yemeği aynı anda yapıyor olmasını görmek,aşçı yamağının saniyede ,koca greyfurt, muz ve çileği doğradığını seyretmek vallahi mutfaktan soğuttu beni..Ben bir çorbayı karıştırırken telefon çalsa elim ayağıma karışıyor..Neredeyse tahta kaşığı alıp alo diyeceğim..Mekan herşeyiyle harikaydı..İlgi alaka, servis kalitesi benden 10 aldı..Buarada yemek menüsü de çok geniş ,özellikle sevgilinizle akşam yemeği pek romantik olur..Bu arada hafta içi çok daha güzel olacağına eminim ..

Türk milletinin genel özelliği olan hızlı yeme bizde de var , bu mükellef kahvaltıyı yarım saat içinde mideye indirdikten sonra ,güneşten kaşınmaya başlamıştık ki , sevgili Semacığımın aklına aylardır bir türlü biraraya gelip gidemediğimiz Florya ‘daki kuaföre gitme fikri  geldi !

Yani koskoca Anadolu yakasında kuaför kalmadı ,Şişli’de Maslakta kalmadı düştük yollara..İşin kötüsü Sema yolu Gamzenin bildiğine o kadar emindi ki ; Gamzenin ,yolu E-5 üzerinden bildiğini öğrendiğimizde Semacığım çoktan TEM’e sapmıştı;) Fazla sorun olmadı ,yanlış sapaklardan saparak Bayrampaşa’yı ,İkitelli’yi hatta Keresteciler sitesini ve Masko’yu görmüş olduk 🙂 Yani arasak bulamazdık herhalde..Neyse salimen Florya’ya vardığımızda hepimizin suratı beş karış ve gözümüzdeki dev gözlüklerle eğlenceye değil cenazeye gidiyor gibiydik 🙂 Hepimizin kafası ayrı camdan dışarı bakıyor muhtemelen birbirimizi öldürme planları yapıyorduk..

Bu arada kuaförmüz ,şuanda 5 aylık hamile haliyle Roma’da fink atan sevgili arkadaşımız Esra’nın kuzeni Mete, salonun adı BonArt..Eğer Yeşilköy Florya yakınlarındaysanız mutlaka uğrayın derim ,hayatımda ilk defa kuaförden içim rahat çıktım..Sağolsun Mete bizi kapıda hatta yolda karşıladı, bizi ilk gördüğünde 5 karış suratımızla çocuğun enerjisini alsak da ,ilgisi ve nezaketi sebebiyle hemen moda girdik ve can ciğer kuzu halimize geri döndük..”Ah hayatım saçını muhteşem oldu..Ayyy yok bence senin kahkülün çok daha güzel oldu..” ahahah canım kızlar yaa sizi seviyorum 🙂

Sonra Yeşilköy’deki Dürümcü Baba’yı ararken  navigasyon aletinin küçük aldatmacalarından sonra ,Sema aleti kırmadan elinden zorla almamızla Türk usulü gördüğümüz ilk amcaya manuel olarak sorduk ve 1 sokak yukarıda olduğunu öğrendik 🙂 Maşallah bu kebapçıya gitmeyen tek ünlü biz kalmışız herhalde ; P Duvarlar mekana giden ünlülerin fotoğraflarıyla dolu ,zavallı Sinem Kobal’ın bütün sevgilileriyle fotoğrafı vardı 🙂 (E kızım her sevgiliyle aynı mekana gidilir mi ? Hadi gittin niye poz veriyorsun değil mi?? )

Bol yemeli ,içmeli gezmeli bir günden sonra Cenkle beş dakika arayla eve girmemiz güzel oldu 😉 Aferim bize tebrik ediyorum dakikliğimizi 😉

Bir cumartesi günü de böylece bitmiş oldu ,harika bir pazar diliyorum ,Cumartesiniz nasıl geçtiyse Pazar’ınız bir tık daha güzel geçsin..

Yorumlarınız benim için değerlidir ,okunası ve üzerinde düşünülesidir ;)