Çocuklar bağırır hep bir ağızdan ” YAZ GELDİİİİİİİİİ! “

Çocuklar bağırır hep bir ağızdan ” YAZ GELDİİİİİİİİİ! “

Çocukluğumda oturduğumuz apartmanın kendine ait bahçesi vardı.. Ve içinde bir sürü meyve ağacı.. Bense yaz geldi mi maymun gibi o ağaçtan o ağaca geçerdim meyve yemeye.. Yalnız bir sorun olurdu, Vişne ağacı Hürmet teyzenindi yanından geçemezdim , Ayva’ya dokunamazdım Mısra Teyzeye aitti.. Şeftali zaten yaz bitince olgunlaşır , okulların açılmasıyla hiç değişmeyen yöneticimiz tarafından toplanır dairelere paylaştırılırdı..

Mor erik ağacı daha ilk yeşerdiğinde (o zaman mor erik şimdiki Mürdüm Eriği 😉  )ben yemeye başlardım , boyumun eriştiği yere kadar olan kısımları hamken toplardım , mor erik olgunlaştıkça ağaca tırmanır ,oraya konuçlanır ve kalanları toplamaya bayılırdım.. Kendimce o dev erik ağacının dallarını periyodik sıraya koymuş olgunlaşma ve boyumun yetişme evrelerine göre ,kendime plan yapmış olurdum..

Black plum / flickr.com

Akşamları açan akşam sefalarının içlerinden siyah tohumları toplamak yasaktı, bizim balkona doğru sarılan hanımelinin içindeki balları yemek ve kalan ezilmiş çiçeği yere atmak yasaktı.. Sümbüller dalında koklanmalı ,dokunmak, hele hele kopartıp anneye götürmek kesinlikle yasaktı..Çilek ekilmiş alana girmek ,dahası o bölüme göz ucuyla bakmak yasaktı..Asma yapraklarına tırmanmak , yaprakları kopartıp ağzımızda çiğneyip sakız yapmak yasaktı..

Çardaktaki sandalyeleri masanın üzerine koyup en üstüne çıkıp en tepelerdeki üzümleri bulup yemek yasaktı.. Arada toprağın altından çıkan kara kaplumbağasının peşinden gitmek ya da duvar içlerinde yaşayan kirpilere elma atmak  ya-sak-tı!

(Yerim O suratııı.. Aynı bizim Gülşah..Yüzden bebek gibi yanına git dikenli tel  🙂 )

Bunların hepsi yasaktı da , gizlice yapılması da bir o kadar zevkliydi.. Bu yasakları kim koyardı?? Tabii ki apartman sakinleri?! Daha doğrusu ” apartman teyzeleri ” .. Yahu bir çocuk bir ağaca en fazla ne kadar zarar verebilir?? Bir çocuk en fazla kendi avucunun büyüklüğü kadar erik sığdırırdı midesine ve dolayısı ile koca ağaç meyve vermekle bitmezdi..

Amaaaan ayva ağacına “dalarken” kim takardı Mısra Teyzeyi , saklambaçın en güzel yerinde bize neydi Sevda Teyze’nin uyku saatinin bölünmesinden, balkonda homurdanmasından?? Gülseren Teyze çok yaşlıydı , apartmandan sessizce inişlerini “b-e-e-e-ğk ” diye çıkardığı seslerden tanır deli gibi kıkırdardık.. Anlardı güldüğümüzü ve “midem hasta yavruuuğm..Gülmeyin yaşlıyım ben!” derdi.. Yaşlısın da teyze balkondan yarı beline kadar bağırmayı biliyorsun ama.. Sesi maşallah buradan öbür mahalleye giderdi..

( “Hişşşt inin bakiiiim ağaçlardaaaaan!!  ” Bunu söyleyen teyzeler ,ağaçlardaki minişlerden daha sevimsizdi..)

(Buarada ben bağ bahçe dolanırken abim her zamanki asaleti ile, o yılın trendine göre, bisikletine,kaykayına ya da scooter’ına binerdi.. Tabii küçük bir kız çocuğu olduğumdan bütün bunlara benim binmem tehlikeli ve yasaktı.. )

Çocukluğum çok ama çok güzeldi.. Hafızamsa çocukluğumdan da iyi 😉 Çocukken yaşanan iyi ya da kötü herşey , enter’a basılır hafızaya kaydedilir..Dolayısı ile çocuklarla ilişkiler çok ama çok önemlidir..

Evlendiğimde ilk taşındığım apartmandaki çocuklar o kadar bağırış çağırıştı ki, her gün pata pata aşağı koşarlarken ben kapıyı açıp son ses ” çok afedersiniz ama rahatsız oluyoruz!!! Lütfen sessiz inin şu merDİVENLERDEN YAAA!! ANNESİ BABASI YOK MU BU ÇOCUKLARIIIIN ,KİMİN ÇOCUU BUNNAAAAAAR!?!?!” diye en kibar halimle başlayıp en itici ,ve gıcık halimle son ses yükseldiğim sıralardan bir gün  , Cenk ” Ebrarcım çocuk onlar ve seni hep bu şirret halinle hatırlayacaklar!! ” dediği an beynimde yıldızlar çakmış ben de o çok gıcık olduğum  X-Y ve Z teyzelerden biri olarak kalacaktım akıllarda diye çok üzülmüş, daha sonra çocuklarla her karşılaştığımdaysa “cici kızlar siziii neler oynuyosunuz bakiiiiim?! “diye sevimlileşmeye çalışıyordum..En kötüsü de çocukların o iğrenç hallerimi çoktan unutup ,bıdır bıdır anlatmaya çalışmalarıydı..( Affedin beni cici kızlar, beni kötü hatırlamayın.. Gelin size kurabiye ikram edeyim..Zilliler siziii, dökme bakiiim yerlere hımmm! )

Çocuğu olan bir arkadaşım ” Çocuk sevmem! Çocuk seveni de sevmem !! ” diye her söylediğinde çok güler ve  tek değilmişim diye sevinirdim.. Şimdiyse bütün çocuklarla aramı iyi tutmaya çalışıyorum..Bu da yaşlanıyor olduğumun göstergesi galiba  🙂

Çocukların dünyaları kadar saf ,iyi niyetli ve tatlı düşleriniz olsun.. En büyük derdiniz sarı saçlı bebeğinizin yüzünü, Elif’in çizmesi olsun 😉  İyi niyetinizle başladığınız bütün işleriniz şimdiden hayırlı olsun 😉 İyi haftalaaaaaaaaar ..

Yorumlarınız benim için değerlidir ,okunası ve üzerinde düşünülesidir ;)